Vicdan

Ahlakın iç sesi, doğruluğun pusulası vicdan; insan ruhunun maneviyatının görünmeyen gücüdür. Kişiyi doğru olanı yapmaya iten, yanlış bir davranış sonrası iç huzursuzluk (azap) veren bir oto kontrol mekanizması olarak tanımlamak da mümkündür. Merhamet, başka insanların acılarına duyulan şefkat, yardım etme ve acıma duygusu iken vicdan; kişinin kendi eylemlerini ahlaki açıdan değerlendiren içsel bir yargıç ve adalet duygusudur. Merhamet, genellikle vicdanlı olmanın bir sonucu veya tecellisidir…

“İradene hâkim ol, fakat vicdanına esir ol” Aristo’nun sözü iyi insan olma düsturlarındandır. “İnsan, kendi vicdanından bir şey gizleyemez” Cheov’un bu görüşü vahdeti vücut düşüncesine kapı açar. Victor Hugo’da “En mükemmel adalet vicdandır” der…

Kadim medeniyetimizin temeli olan İslam düşüncesi; nefis muhasebesini telkin eder. “Hesaba çekilmeden önce nefsinizi hesaba çekin” diye kutlu söz vardır. İnsanın ruhu ve kalbi cismine hâkim olursa; iyilikler, güzellikler, merhamet ve sevgi öne çıkar, vicdan doğru bir terazi olur. Süfli arzular egemen ise vicdan terazisi de doğru tartmaz. Yaradan’ın “Ruhumdan üfledim, can verdim” dediği insanoğlu, fıtratı gereği kendini güvende hissettiği bir güce inanır. Huzur, gücün ve kuvvetin sahibine olan yakınlığı nispetindedir. Yakınlık O ‘na olan sevgi ile tezahür eder. Korku da manevi olarak sevdiğinden uzaklaşma şeklinde anlam kazanır. Yüreklerde olan bu duygu insanı kâmil insan yapar. Etrafına hayat verir. Huzur verir.

Ne irfandır veren ahlâka yükseklik ne vicdandır;

Fazîlet hissi insanlarda Allah korkusundandır.

Yüreklerden çekilmiş farz edilsin havfı Yezdân’ın…

Ne irfânın kalır te’sîri kat’iyyen, ne vicdânın.

Milli şairimiz Mehmed Akif Ersoy ne güzel özetlemiş. Vahşi batının hâkim kültüründe ne merhamet ne de vicdan vardır. Tarih, sayısız zulüm ve işkence örnekleri ile doludur. Orta çağın karanlığında dini de kalkan yaparak, kendi aralarında mezhep savaşlarına girişip, kanlı bir geçmiş bırakmışlardır. Çağımız yine aynı karanlığa doğru teknolojinin de yardımıyla koşar adım giderken, kurtuluş İslam’ın sevgi temelli vicdan ve merhamet duygusunun hâkim olmasındadır. Halklarının duyarlılığı; küresel dünyanın bir büyük köy gibi yakın olması, İslam medeniyetinden nasip almasıyla izah edilebilir.

Başkasının derdiyle dertlenen vicdan, merhamet sahibi canlara selam olsun.

Muhabbetle…