Fitne çıkartan, insanları birbirine karşı kışkırtan, laf getirip götüren, dedikodu ile huzursuzluk yaratan kişi anlamında bir sözdür. Ara bozucu, koğucu bu kişiler için medeniyetimizin acı ikazları vardır. Toplumun huzurunu bozacak bu tür fiilleri yapanların, bu fiilleri devam ettiği sürece affolunmayacağı bildirilmiştir. Kadim medeniyetimizin kodlarını oluşturan İslam inancına göre; asıl olan sevgidir, insanların birbirini sevmesi gerçek manada iman etmeye bağlanmıştır.
Büyük Filozof İmam Gazâlî, muhteşem eseri İhya’ kitabında dilin âfetlerinden bahsederken; gıybetten sonra nemîmeye yer vererek bir söz veya davranışın başkasına nakledilmesi halinde anlatılan şey gıyabında konuşulanı, olayın anlatıldığı kişiyi veya başka birini huzursuz ediyorsa bunları başkalarına açıklamanın nemîme kapsamına girdiğini belirtir. Söz konusu olayın gerçek veya yakıştırma olması, söz, yazı yahut ima yoluyla anlatılması bunu nemîme olmaktan çıkarmaz. Gazâlî, bazı âyetlerden hareketle nemmâmlara karşı nasıl davranılması gerektiğini de belirtmektedir. Buna göre nemmâmın sözlerini onaylamamak, yaptığının yanlışlığını kendisine açıklayıp bundan menetmek, onu kınamak, aleyhinde konuştuğu kişi hakkında suizanda bulunup olayın peşine düşmekten ve duyduklarını başkalarına anlatmaktan sakınmak gerekir.
İnsanlar neden bu kötü davranışı yaparlar? Sebep, kıskançlıktır.
İlk insan Hz. Adem’in çocukları Habil ile Kabil neden kavga etti ve Kabil Habil’i öldürerek ilk katil oldu. Sebep yine kıskançlıktı. Hz. Âdem’in oğulları Kabil (çiftçi) ve Habil (çoban) Allah’a kurban sunmuştu. Habil’in samimiyetle sunduğu kurban kabul edilirken, Kabil’in kurbanı kabul edilmemiş, bu durum kıskançlığa yol açmıştı.
Kabil, Habil’i öldüreceğini söylemiş, Habil ise karşılık vermeyeceğini ve Allah’tan korktuğunu ifade etmişti. Kabil, Habil’i taşla vurarak öldürmüş ve yeryüzündeki ilk cinayeti işlemişti…
Kalbi iyilikle dolu insan, vicdan, merhamet duygusuyla olumsuz gördüğü olaylara karşı dahi hüsnü zan (iyi niyet) besler. Elbette kötü davranışın işlenmesine karşıdır ancak kötü davranışı işleyene düşmanlık etmez, merhamet eder. Kötülüğü araştırmanın, yaymanın peşine düşmez aksine görmezden gelmeyi tercih eder. Kötülüğün nefsine yapılanını affeder, topluma zararı olacak durumlarda ise kayıtsız kalmaz. Huzur da bu haldedir.
Kötülüğün peşinde, kıskançlık, dedikodu ve koğuculuk ise insana azap verir. Hem bu dünyada huzurlu olamaz, kendi kendini yer bitirir, hem de sonu pişmanlıktır…
Muhabbetle…