Kadim medeniyetimize göre her insan İslam fıtratı üzere doğar. Sonradan inancını kendi eliyle belirler. Fıtrat, Yaradan’dan başkasına kulluğu reddeder. İnsan; çevre, aile ve okul etkisiyle fıtrata uygun bir yaşamı veya başka yolları tercih edebilir. İyilik ve kötülük de bu tercihle belirlenir. İyi insan, yapılan eylemler ile tarif edilebilir.
Fıtrata uygun iyi insan; inancını güzel ahlak, adalet, merhamet ve dürüstlükle bütünleştiren, kötülükten sakınan ve aktif olarak kötülüğü engellemeye çalışan, iyilik üreten kimsedir.
Kutsal kitabımıza göre öncelikle tevhit inancına sahip olmak gerekir bu ise tüm sahte tanrıları reddedip sadece Allah’a kulluğu kabul etmektir. İyiliklerin gösterişten uzak sadece Hak rızası için olması gerekir.
Sevdiği mallardan yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara ve ihtiyaç sahiplerine seve seve infak eder (sadaka verir). Kendi darlık ve sıkıntı dönemlerinde dahi çevresine yardım etme iradesini kaybetmez.
Kendi aleyhine bile olsa, şahitlikte ve hükümde adaletten asla sapmaz. Verilen sözleri yerine getirir, ahdine sadık kalır. Darlıkta, hastalıkta, musibetlerde ve savaş/zorluk anlarında direnç gösterir, sabreder. Öfkesini yutar, insanların kusurlarını bağışlar; şahsına yapılan kötülüğe en güzel olanla (iyilikle) karşılık verir.
İnsanların arasını düzeltir, bozgunculuktan (fesattan) kaçınır. Yeryüzünde büyüklenerek, çalım satarak yürümez; mütevazı bir üslup ve saygıyla yaşar. Kimsenin hakkına girmez (haksız yere cana kıymaz, yetim malı yemez, yalancı şahitlik yapmaz).
Kutsal kitabımızdaki temel ilkeleri yaşayarak, hayatıyla örnek olan Peygamberimiz de iyi insanı şöyle tarif eder.
“İnsanların en hayırlısı, diğer insanlara faydalı olanıdır.”
“Müminlerin iman bakımından en mükemmeli, ahlakı en iyi olanıdır.”
“Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu (zarar görmediği) kimsedir.”
“Kendisi için istediğini din kardeşi için de istemedikçe hiçbiriniz kâmil manada iman etmiş olmaz.”
“Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır.”
Değişik olaylar üzerine söylenmiş tavsiyelerin özünde samimiyet ve diğer insanlara iyilik yapmak vardır. Samimiyetin ölçülmesi hatta tahmin edilmesi dahi çok zordur. Kalplerde olanı şüphesiz bilen Allah’tır. Hakiki manada iyi insanın ayırt edilmesi de çağımızda pek mümkün değildir. Sanal alem ve algı çağında aldatıcı ve çeldiriciler çoktur. Esas olan kişinin kendini bilmesidir.
Muhabbetle…