Diş Kirası

Medeniyetimizin temelini oluşturan İslam inancı; sevgi, barış ve kardeşlik üzerine inşa edilmiştir. İnsanların birbirini sevmesi için her türlü sosyal aktiviteyi tavsiye etmiş, affedici olmayı Rahmani bir yol olarak öne çıkarmıştır. Fitneyi, bozgunculuğu, kini, nefreti; toplum huzurunu bozacak her türlü eylemi yasaklamıştır.

Hediyeleşmek kalpteki sevgiyi arttırmanın yollarından biridir. Çağlar ötesinden Rahmet Peygamberi “Hediyeleşin ki birbirinizi sevin ve (aranızdaki) düşmanlık gitsin” ve “Davet edene icabet edin ve hediyeyi reddetmeyin” demiştir.

Çağımız, gelinen noktada insanlık dışı, acımasız, bencil bir kültürü empoze ederken, İslam; vermeyi, karşılıksız sevmeyi, fedakarlığı tavsiye etmiştir. Bereket kavramı vahşi batının literatüründe yoktur. Medeniyetimizde “verdikçe artar” düşüncesi, “iyilik yap denize at halk bilmezse Halık bilir” geleneği hakimdir. Atasözlerimiz ne güzeldir “Misafir on rızıkla gelir birini yer dokuzunu bırakır gider”. Bu Ramazan’da olursa yedi yüz kat fazla mükafatı vardır. Kutlu söz “Misafir ağırlamak istemeyen kimsede hayır yoktur” der. “Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse, misafirine ikram etsin” gibi benzer tavsiyeler çoktur. Misafire ikramın önemine vakıf olan milletimiz asırlar öncesinden “tanrı misafiri” tabirini kullanmıştır.

Ramazan’da misafir ağırlanmasına, iftar verilmesine büyük önem atfedilen, Osmanlı zamanından kalan bir güzel gelenektir, diş kirası. Misafirler davete icabet ederek, ikramları yiyerek bir zahmette bulunmuşlar ve ikram sahibinin büyük mükafatlar kazanmasına vesile olmuşlar diye gelenlere muhtelif hediyeler verilmiştir.

Yardımlaşmanın ve dayanışmanın çokça yaşandığı Ramazan ayı herkes için bir fırsattır. Bir dahaki Ramazan’a erişeceğimizin garantisi yoktur. İnsanlığa kurtuluş yolunun son elçisi “…bir kimse Ramazan geçmiş ve iyilikler yaparak, dua alarak beratını alamamışsa…” burnu yerde sürtülsün diye dua eden Cebrail’e âmin diye karşılık vermiştir. Hatasız, kusursuz kul olmaz, Allah’ın bir sıfatı da hataları kusurları örtendir. Gaffar ve Settar olana yönelmek; kul hakkına girmeden, kötülüklerden uzak durarak, iyiliklere meyilli ve güzel ahlaklı olmak için çalışmakla olur. Fani dünyada gönül kırmak, vebal almak akıllıca bir iş midir? Allah her şeyi bilen ve görendir.

Kalbinde kötülük barındıranın yaptığı iyilikler de boşa gidebilir, asıl olan iyiliğin yayılması olsa da önce insanın kendisine çeki düzen vermesi gerekir…

Muhabbetle…