Hayatımızın her noktasına müdahil, farkında olduğumuz veya olmadığımız dijital teknoloji devamında siber atılımlar, çağımıza yön vermeye devam ediyor. Gelişmelerin gerisinde kalan ülkeler belli atılımlar yapmış olsa bile yeterli değildir. Zira koşarak gidene yetişmek hatta onu geçmek için daha hızlı koşmak gerekir, yürümekle çağ yakalanmaz…
Teknik konuların; somut çıktısı olan işlerin ölçülmesi ilerlemeyi takip için önemlidir. Ölçülemeyen bir başarı bu anlamda yoktur. Mutlaka ölçülmeli ve kıyas edilmelidir. Belli periyotlarda yapılan performans ölçümleri, imalatı olan kurumların; zindeliği, rekabeti, ilerlemesi için şarttır. Güven kontrole mâni değildir. Bir kurumun kâr zarar bilançoları, maliyet ve imalat miktarları denetlenmez, ölçülmez ise gerilemesi mukadderdir…
Aynı işi yapan satış elemanlarının müşterisi artanı, aynı zamanda daha fazla imalat yapanı, müşteri memnuniyeti anketinde en fazla puan alanı ayırmak ve ödüllendirmek bilimsel bir metottur…
Teorik anlamda demokrasinin mantığında seçimlerde en fazla oy alanın yönetime gelmesi vardır. Kim daha iyi strateji belirler, çalışır, seçmeni ikna eder ve oyunu alırsa söz sahibi olur. Demokrasinin felsefi çıkış noktası üzerinden yapılan tartışmalar konumuzun dışındadır. Halkın iradesinin yansıtılmasının üzerinde birçok soru işareti olması sosyolojik bir bahistir. Ancak seçimler öncesi yapılan güvenilir anketlerin tahminlerinin az bir hata payı ile doğru çıkması ölçme ve değerlendirmenin önemini göstermektedir…
Sayılar üzerinden yapılan ölçümler insanın fiziksel performansını ölçer. Eşrefi mahlukat insanın ruh durumunu, niyetini, kalbini, samimiyetini, inancını ölçmeye kalkmak abesle iştigaldir. Temelinde toplum düzenini sağlamak ve insanı huzura erdirmek olan ilahi dinler odağına samimiyeti alır. Son ilahi dinin Kutlu Peygamberi “Din samimiyettir” demiştir. Bir insanın samimiyetinin ölçülmesi; başka bir insan eliyle, sayıyla veya dijital herhangi bir siber teknoloji ile mümkün değildir. Samimiyet, “sırf Allah rızası için yapılan işler” ile mümkündür. Bu noktada aynı işi, harfiyen aynı yapan iki kişiden biri, en yüksek dereceden, biri en düşük dereceden ecrini alabilir ve bunu insanoğlu ölçemez, bilemez…
Özellikle hayır kurumlarında iyiliğin, samimiyetin, Allah rızasının çokça lafı edilirse de hakikatte kimin neyi ne için yaptığını sadece kalplere hükmeden Allah bilir. Allah’ın bildirdiği dostları hariç gaybı kimse bilemez.
Muhabbetle…