-
Tarım ve Gıda
Aşık Veysel’in “sadık yârim” dediği toprağı ürün almak için sürüp ekme ve hayvan yetiştirme işlerine tarım diyoruz. İklim değişikliğine bağlı sorunlar nedeniyle önemi daha da artan sadece gıda ihtiyacının karşılanması için yapılan çaba olmaktan öte stratejik bir sektördür tarım. Ekolojiye, biyolojik çeşitliliğe olan etkisi ulusal gelir, ihracat ve istihdama olan katkısı ile tarım insanoğlunun asırlar…
-
Çürüme
Organik maddelerin daha basit formlarına ayrıldığı bir süreçtir. Ekoloji için geri dönüşüm anlamında gereklidir. Her canlı ölümü tadacaktır ve topraktan geldik toprağa gideceğiz. Öldükten sonra ise en geç çürüyen organımız kalptir. Erenler hakikat peşinde olmayanların kalplerinin zaten hayatta iken bile ölü olduğunu sayarlar… Canlı organizmaların tamamında, sebepler oluşunca çürüme başlar. Zamana bağlı çürüme doğal olandır.…
-
Liyakat
Adalet; işlerin yerli yerince olması, hak ve hukuka uygunluk, doğruluk, dürüstlük anlamlarını içerir. Liyakat ise layık olma, yaraşırlık ve yeterlilik anlamları yanında uygunluk demektir. Kadim medeniyetimiz “İşi ehline verin” der, emanet olarak da görülen işlerin ehliyetli ve liyakatli kimselere verilmesi tavsiye edilir… Özel sektörün görev dağılımı yaparken ve yetki verirken aldığı kararların isabetli olması kendi…
-
Susmak
Konuşma eylemi muhteşem bir yetenektir. Konuşamayan birinin uzunca tedavi sonunda konuşmaya başladığı ilk kelimesinin ağzından çıktığındaki mutluluk görülmeğe değer… Güzel konuşan insanları dinlemek huzur verir. Fakat samimiyet olmazsa şiir gibi dizeler ile de konuşsa aynı tat olmaz. Konuşmanın da bir sanat olduğu ehline malumdur. Az ve öz konuşmanın, tane tane karşısındaki muhatabını dinleyerek konuşmanın medeniyetimizde…
-
Sahtekâr
Sahtecilik yapan kimseye sahtekâr denir. Sahteliğin her türü samimiyete yapılan bir darbedir. Samimiyet ise bir insani özelliktir. İnsanlığımızın ölçüsü samimiyet derecemize göredir. Çocukların içtenliği henüz kirlenmemiş samimi duyguları her toplum ve kültür için aynıdır. Zamanla kirlenir, etrafına ayak uydurur. Bu noktada samimiyetini koruyan içindeki çocuğu öldürmeyenler sahtekarlık yapamaz. İnsanlığını yitirmemiştir. Zorlu bir süreçtir insan kalabilmek,…
-
Geldiğimiz Yer
Kadim medeniyetimize göre; yalan dünyaya gelmeden önce berzah aleminde söz verdik, iyi insan olmaya. Geldiğimiz yeri, sözümüzü unuttuk. Kötülük yayıldı bizler de şeytanın ağlarına takıldık, çırpınıyoruz ama ne çare… “Geldiğin yeri unutma ki gideceğin yeri şaşırmayasın” der büyüklerimiz. İnsanoğlunun evveli ve ahiri topraktır. Şehirlere akın ettiğimiz için toprağı unutur olduk. Köylerde tarım ve hayvancılık ile…
-
Eleştiri ve Yargı
Eleştirilen insan olgunluk derecesine göre karşılık verir. İnsanların kişisel hatasını yüzüne söylemek uygun değildir. Eleştiren insanın, karşısındakini eğitme görevi varsa bile uygun lisan ile ve uygun zamanda olmalıdır. Akıllı insan kendisine yapılan eleştirinin kimden geldiğine bakmadan kendisini tartıp, haklı eleştiriden pay biçer, olgunluk için bir fırsat olarak görür… İyi niyetle yapılan eleştiri yerine, yargılamak ahlaki…
-
Tercih
Hayata gözlerimizi açtığımızda bulunduğumuz yer, annemiz ve babamız bizim tercihimiz değildi. Her şeye muhtaç, acıkınca sadece ağlayabilen bir bebektik. Bizi büyüten ailemiz varlık sebebimizdi. Bir reşit birey olduğumuzda bile, fikirlerine yönlendirmelerine muhtaç olduğumuz; ailemiz, soyumuz, kökenimiz, bizim tercihimiz değildi. Üstünlük ancak takva ile diyen medeniyetimiz her türlü kavmiyetçiliği haram kılmıştı… Aynı tarihi ve coğrafyayı, aynı…
-
Derinlik
Sığ sularda yüzülmez, tekneler de seyredemez, az da olsa suda derinlik gerekir… Sığ düşünceli insandan hayır beklemek de yersizdir. Olayları yüzeysel değerlendiren, çoğunlukla bir pencereden gören bakış açısının ne kişisel ne de toplumsal ilerlemeye bir faydası olur… Hikmet sahibi, basiretli insanlar için “derin” sıfatı kullanılır. Derinlik için samimiyet şarttır. Sadece samimiyet, kemale yol açar aksi…