İhlas

Kısa surelerdendir ancak kutsal kitabımızın üçte birine denk olduğu; numune insan tarafından haber verilmiştir. İhlâs genel anlamda Allah’a ortak koşmaktan, riyadan, samimi olmayan yapmacık davranışlardan, gösteriş arzusundan, kötü huy ve duygulardan, kalbi temizlemek, davranışlarda samimiyet ve iyi niyet sahibi olmaktır. Dört kısa ayetten oluşan İhlas; Kuran’ın ve İslâm’ın özü olan sûredir. Bu sebeple bu adla anılmıştır. Bu sûrenin bir adı da Tevhid sûresidir.

“De ki: “O Allah, birdir.”

“Allah Samed’dir (her varlık O’na muhtaçtır, O hiçbir şeye muhtaç değildir, başvurulup yardım istenilecek tek varlık O’dur).”

“(O) baba olmadı ve doğmadı da.”

“Hiçbir şey O’na denk (ve benzer) değildir.”

Allah, mülkünde, kudretinde, hükmünde, hâkimiyetinde ve bütün sıfatlarında birdir. Eşi, dengi ve benzeri yoktur. Aklı selim ile düşününce eğer bir yüce varlık ki sığınılacak, yardım istenecek benzeri olsa zaten Allah olmazdı. Aslı bozulmuş incillerde bahsedilen tanrı inancını reddeden bu sure bile insanın hayatını anlamlandırması için yeterli olabilir. İncillere hıristiyanlarca yazılan: “Allah babadır, oğul Allah da İsa’dır.” şeklindeki küfür ve şirk inancı bu sureyle reddedilmiştir. Allah ezelî ve ebedîdir. O, ne doğmuş çocuk olarak aciz bir varlık ne de çocuğa muhtaç bir varlıktır. O, Samed’dir.

Sadece ihlas suresinin anlamını kendi dilinde okuyup, düşününce müslüman olan Avrupalılar var. Teslis inancının insan fıtratına ve aklına uygun olmadığı aşikâr ancak ilahiyat anlamında daha fazla bilgi için ehline müracaat edilebilir…

İnancın hayatın içinde uygulanmadıktan sonra, pratiğe geçişi sağlanmadıktan sonra zihne yük entelektüel bir birikimden fazla artısı yoktur. Zira inanç insanın ve toplumun ruh halini ahlaki değerlerini olumlu yönde etkilemeli ve iyiliğin güzelliğin yayılmasına sebep olmalıdır…

Hakiki anlamda tevhid inancına sahip bir insanın ihlas sahibi olması beklenen bir haldir. Samimiyet; hasbi olmayı hasbi olmak ise karşılık beklemeksizin gönüllü olmayı gerektirir. Gönüllü yapılan işlerin bereketinin hesabı yoktur. Bu ihlası elde etmek de bir nasip işidir. Gönül safiyetini sağlayacak adımlar ancak bu yolu açabilir. Bir fakirin yüzünü güldürmek, bir ihtiyaç sahibinin ihtiyacını gidermek, bir yetimi sevindirmek gibi…

Ne mutlu yaptığı işi ihlasla yapanlara…

Muhabbetle…