Bazen bir fıkra, bazen bir veciz söz, bazen bir beyit bir konuyu izah için sayfalar dolusu bilgiden daha etkili olur. Dil kültürdür. Dilimizin zenginliği; asırlar öncesinden Yunus’umuzun dizelerini bugün hala anlıyor olmamız, günümüze bile ışık tutacak sadeliği ve derinliği paha biçilmez…
Kültürümüzde tencerenin geçtiği atasözlerimiz oldukça geniş yer tutar. “Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş” deriz. İlahi adalete işaret eden bir sözdür. Çoğu zaman olayları sonuçları üzerinden değerlendirir hüküm veririz. Halbuki, her şeyin bir neden sonuç ilişkisi vardır…
Toplumların idaresinde bulunan kişilerin yanlış kararlarının eleştirilmesi, usulünce olursa faydalı neticelere sebep olabilir. Ancak eleştirenin de samimi ve dürüst olması şarttır. Grup, dernek, vakıf, parti gibi hangi kurum olursa olsun aidiyet taassubu gözetmeksizin yapılan samimi ikazlar ve temenniler mutlaka yerini bulur. Yanlışın düzeltilmesi mümkün olmasa da atılan ok hedefini bir gün mutlaka vurur. Önemli olan hakikatin peşinde olmaktır. Hakikat şaşmaz ama insanlar şaşırabilir. Hakka isyanın olduğu yerde kula itaat olmaz. Bu ölçü insanın konumunu güncellemesine ışık olursa vebalden kurtulmak mümkündür. Aksi halde “Tencere kapağı ile kaynar” …
“Tencere dibin kara seninki benden kara” misali başkalarının kötü örneği bizi masum kılmaz. Başkasının ayıbı, bizim ayıbımızı örtmez. Dedem rahmetli “Tencere tava herkeste bir hava” derdi. İnsanoğlu hatadan ari değildir. Hatasını gören, kabul eden ve pişman olan insanın ancak tekamülü mümkündür. Aksi taktirde kendisini dev aynasında gören nice insanlar ile doludur kabristan…
Bu fani dünyadan bir gölgelik diye bahseden Yunus, dünyalık menfaat için eğilip bükülene akıl sır erdiremez. “Azıcık aşım ağrısız başım” der eskiler. Hesabını veremeyeceği çok maldan yeğ tutar, kimseye muhtaç olmadan elde ettiği helal az kazancını.
“Erine göre bağla başını, tencerene göre kaynat aşını” ne güzel bir nasihattir. Tencerenin boş olması eski politikacıların da konuşmaları arasına girmiştir. “Boş tencerenin yıkamayacağı iktidar yoktur”. Elbette boş olmasın ama israf boyutunda olması da tavsiye edilmez. Tencere metaforu, aynı zamanda yaşam konforuna işaret eden bir sözdür…
Tencerenin hiç kaynayamadığı, mazlum coğrafyalar varken deveyi hamutu ile götürmek ve adaletten bahsetmek yakışmaz insan olana…
Muhabbetle…